Allondrie
1K views
Her şeyden önce çirkin, asil bir bayanın bedenine reenkarne oldum. Onu küçümseyenlerin dikkatini çekmek uğruna Sylvia Atlante, tüm alay ve saygısızlığın ortasında kendisini “çirkin leydin” olarak tanıttı. Ancak bir gün, zehir içen ve kendi hayatına son veren Sylvia’nın vücuduna reenkarne oldum. Lakin onun gibi yaşamak istemiyordum. “Zengin ve sağlıklıyım, öyleyse neden diğer insanları önemsemem gerekiyor? Bu benim hayatım, istediğim gibi yaşayacağım! ” Sadece sessiz bir hayat yaşamak istemiştim fakat… Yine de, sen benim küçük kardeşimsin ve sen Atlante ailesinin bir parçasısın. Bu aile biraz tuhaf. “Seninle ilgileniyorum, küçük kız kardeşinle değil.” “Sonuna kadar bu bedenin sorumluluğunu almalısın. Yüklenicinin işi bu.” “Ben, Theve Hiddleton, Sylvia Atlante’nin kılıcı olmaya yemin ederim ve her şeyi ona adıyorum.” “Sizi hiçbir zaman rahatsız etmeyeceğim. Bu yüzden lütfen beni yanınızda tutun!” “Bu dünyada bulamadığım hiçbir şey yok. Dolayısıyla sakın benden kaçayım bile deme” Asla temas halinde bulunamayacağımı düşündüğüm yakışıklı adamlar etrafımda dönüp duruyorlar. Herkesin nesi var böyle? Bu Sylvia’nın yaşadıklarından çok farklı değil mi? Yoksa sadece huzurlu bir hayat yaşamak istediğim için olabilir mi?!
9.2K views
Monkey D. Luffy, denizlerdeki en büyük hazine olan "One Piece"i aramak için bir korsan olma hayaliyle yola çıkar. Elastik güçlere sahip olmasının yanı sıra kâbuslar gibi kuvvetli bir ekip toplar. Bu ekip, kendi hayatlarını riske atarak Luffy'nin rüyasını gerçekleştirmesine yardımcı olur.
Yolculukları boyunca, tehlikeli düşmanlarla ve zorlu engellerle karşılaşırlar. Her bir karakter, geçmişi ve kişisel hedefleriyle birlikte, Luffy'nin hedefine ulaşmasına yardımcı olur. Bu sırada, Luffy ve ekibi, çeşitli krallıklarla ve hükümetle çatışmaya girerken, adalet için savaşırlar ve kötülükle mücadele ederler.
Luffy ve ekibi, birbirlerine olan bağları ve dayanışmalarıyla güçlenirken, her bir macera onları daha da yakınlaştırır. Sonunda, "One Piece"i bulma ve Dünya'nın en büyük korsanı olma hedefine doğru daha da ilerlerler.
84 views
Kahramanım İçin…
Bu bir tanıtım serisidir.”Noah, aç gözlerini! Bu senin sonun olamaz. Lütfen…!”Bir Ejderhanın Kalbi adlı bir roman tuttuğum için bu dünyaya çağrıldım ve romanın ikinci baş karakteri oldum. Ve sen, kılıcın efendisi ve kocam.Toplantımız çok kaderciydi. Bu yüzden aşkına inanmadım. Çünkü kahramanı sevdiğini sanıyordum, beni değil.Romanın aksine, sadece boşuna öldükten sonra anladım. Ben bir korkağım. Seni sevdim ama seni kaybedeceğimden korktuğum için reddettim. Şimdi… Ejderhanın borcunu ödemenin zamanı geldi.Seninle ilk görüşmemden döndüğüm gün karar verdim. Bu sefer ölmene izin vermeyeceğim.”Ne olursa olsun seni koruyacağım. Güven bana!”Yardıma ihtiyacı olmayan dünyanın en güçlü kahramanı olsanız bile.
334 views
Choi Si woo gece yarısı evinin olduğu muhitte koşarken yolda yaşlı bir adamla karşılaşır. Kaşla göz arasında yaşlı adam sırtındaki hasır çanta ile Choi Si-woo’nun üzerini örter. Choi Si-woo’nun gözünü açtığı yer eski, geleneksel, yıkık dökük bir kore evidir. Geniş avlusunun kenarında çok sayıda siyah gölge etrafını sarmıştır. Şaşkın Choi Si-woo yaşlı adamla konuşur. Her 666 yılda bir Yokai kralını seçmek için tören düzenlenir ve bu dünyadaki her Yokai bunun için bir giriş biletine sahiptir. Choi Si-woo ise hem insan hem de goblin kırmasıdır. Soyu tükenmiş goblin kralının kanını miras almıştır. Goblin halkı arasında da sadece kendisi giriş biletine sahiptir. Bir goblin kanını miras alarak hayatta kalmış olan tek yarı canavar çocuk Choi Si-woo’nun macerası burada başlayacaktır.
10.2K views
En güçlü insanın başından geçen bir zaman yolculuğu hikayesi. “Bana
bu şansı adi tanrılar vermiş olsa bile, fırsat fırsattır. Madem ölmek istiyorlar,
onları öldüreceğim.” Hayatta kalan son insan, Zephyr. İblislerle olan mücadelesi
yenilgiyle sonuçlandı ve tanrılar ona zamanda 10 yıl geriye gitme şansı verdi.
İnsanlardan her şeyi alan iblisler ve insanlara izlemeye değer varlıklar
olarak gören tanrılar. Bu sefer hepsini parçalara ayıracağım.
2.4K views
Just Twilight
O kasırga gibiydi.
Sessizce gelip geçen mevsimleri pervasızca alt üst eden.
“Benimle yakın olman senin için iyi bir şey değil.”
“Neden? Dedikoduların yüzünden mi? Gerçekten umurumda değil.”
Tutmalı mıyım yoksa kırmalı mıyım?
Çelişkili hislerle sarmalandığını fark etti.
Gerçekten içine girmek istiyordu.
‘Yoon Junyeon’un dünyasına.