Macera
235 views
On altı yaşında Rosalette olarak dünya’ya geldim. Yataktan düşüp gözlerimi açtıktan sonra, aşırı dramatizasyon, trajedi, kör tutku ve delilik içeren klasik bir BL romanı olan “Mavi yıldızlı gecenin Asterion’u” romanına, Asterion’un yaşça büyük ablası olarak ışınlandığımın farkına vardım. Üstelik Rosalette karakteri. Rosalette, hayatı çıkmaza girdiğinde intihar eden erkek lider olan Asterion’un ablasıdır. Hikayenin akışını takip ederek, sona ulaştığımda on altı yaşındaki Rosalette’e, sahip olduğum noktaya geri döndüm. Kardeşim güzelce yetiştirilmesine rağmen dış faktörler tarafından hayata gözlerini yumduğunda, tekrar 16 yaşıma döndüm. Rotayı değiştirip kendime odaklanmaya ve antrenman yapmaya karar verdim. Bu da olacak gibi görünmüyordu. Büyü öğrendim ama yine 16 yaşında oldum. Sihirli kule mezuniyet tezimin tamamlanmasını kutlayan bir parti verdim ama yine de 16 yaşıma döndüm. Sonsuz bir şekilde on altı yaşındaki Rosalette Roxburgh’a dönerek, huzur içinde ölmenin bir yolunu arıyorum.
1.2K views
Evim ya da ebeveynlerim olmadan sefil bir hâlde yaşıyordum, ölene kadar acı çektim ancak sonra bir melek ortaya çıktı ve bana bir teklifte bulundu.
“Profesyonel bir rofan romanları (Romantizm-Fantastik) okuyucusu olarak bir rofan romanından yola çıkılarak yaratılmış bir dünyada yeniden doğmak ister misin?”
Ağzımda elmas kaşıkla doğacağımı, beni şımartacak yakışıklı bir babam ve yakışıklı abilerim olacağını söylediği için bunu kabul ettim.
Ancak! Annemin gönül ilişkisinden doğmuş gayrimeşru bir çocuk olduğum için doğar doğmaz annemin hanesine gönderildim ve hizmetçi oldum.
“Bu gidişle burada ya açlıktan ya da donarak öleceğim.”
Tam elimden hiçbir şey gelmiyor derken…
“Baba, beni de yanında götür!”
Bir şekilde hayatta kalmanın bir yolunu buldum. Yani sanırım…
[Şartları yerine getirdiğiniz için özelliğiniz aktifleştirildi.]
[Sevgili okur, istediğinizi elde etmek için elinizden gelen her şeyi yapmaktan çekinmeyin. Saldırın ve kazanın! Rofan romanları okuyucuları bu durumlarda asla pes etmez! Yeteneklerinizi gösterin!]
[Görev: Dük Phaeraton’u ikna edin.]
[Ödül: 5000 nakit ve çekiliş bileti]
[Başarısızlık cezası: Hayatınız]
Yani görevim babamın yanağını öpmek mi?..
Galiba melek olduğunu söyleyen bir şeytan tarafından dolandırıldım!
Ana karakterin sizler gibi bir okuyucu olduğunu düşünün, işte bu eğlenceli serimiz sizi bekliyor!
1K views
Eris Miserian sadece yaşamaktan yoruldu. Gerçek dünyada aşırı çalışmak ve değer görmemek zor olsa da, bir romantizm romanında kötü karakter olmak daha da zorlayıcı. Eğer Eris roman içinde ölebilirse, belki de gerçekliğe dönebilir, ancak hikaye buna izin vermiyor. Başkarakterin işkencesinden kaçmak için bir cadı, bir şövalye ve bir başrahipin yardımıyla bir yolculuğa çıkıyor. Eris, ailesi ve arkadaşlarına geri dönebilecek mi, yoksa onu kurgusal bir gelecek mi bekliyor? Romantik ve heyecan dolu bu serüveni keşfedin!
1.4K views
Bir gün, on üç yaşındaki bir çocuk atıştırmalık olara bazı ekmek parçaları yerken Kahraman, aniden geçmiş hayatını hatırladı. Bu, karakterlerin çıldırdığı trajik otome oyununun dünyasıydı ve geleceğin en kötü adamının kız kardeşi olarak dünyaya geldi! Bu noktada cevap yoktu. Ev yok olacak ve kafam gövdemden ayrılacaktı. Bu yüzden bu evden mümkün olduğunca çabuk çıkmalıyım! Gardını indirmesini sağlayıp tabanları yağlamalıyım! Her şey, haneyi hedef alan yılan imparatordan kurtulana kadar iyi gidiyordu üstelik abimin onayını da almıştım fakat “Kahraman ile dans etmek istiyorum, problem nedir?” “Ne yazık ki kız kardeşim oldukça utangaçtır.” “Sana, Kahramanımız’ı en çok ben sevdiğimi söyledim!” Her nasılsa kardeşimi çok fazla terbiyeleştirdim ve dünyadaki en güçlü karakterler bana takıntılı!
3.3K views
“Günah… Bu bana yakışan bir kelime, sana değil.” Büyüleyici, tiz bir ses kulaklarımda çınladı. Sanki bir mağaradan geliyormuş gibi ağır ve derindi.
Şeytani, erkeksi bir sesti; bir mağaradan gelen derin bir gümbürtü gibiydi. Lily onun sesinin öfkesini dizginliyormuş gibi çıktığını fark etmemiş gibiydi. Onun sesini ilk kez duyuyordu. “Söyle bana. Bugünkü düğünümüze kadar kimin yasını tutmaktaydın?” Lily’nin üzerinde boydan boya rahatsız edici ve çirkin bir kumaşla kaplanmış düz siyah bir elbise vardı. Gerçekten yas tutuyor olsa bile, bu kıyafet fazla abartılıydı. “Savaş sırasında ölen ilk kocan için mi? Yoksa yakın zamanda ölen ikinci kocan için mi?” “Durum öyle değil. Ben gerçekten… Ah!” Dört ayak üzerine düşene kadar onu ters çevirdi. Bir el acımasızca elbisesinin içine girdi. Sert kumaşın kırışma sesi çığlığına eşlik etti. İç bölgelerine dokunulmasının ne anlama geldiğini biliyordu. Dük onu saçlarından sıkıca tutup başını kaldırmasını ve duvardaki kutsal eserleri ve heykelleri görmesini sağlarken gerginlik ve korku içinde kıvrıldı. Vicdanı irkildi. Lily gözlerini kapattı ve dükün sesi bir kez daha bir ceza gibi yüreğini delip geçti. “Yoksa üçüncü kocanın ölümünü mü düşünüyordun?” Dük Vladislav de Winter, bugün itibariyle Lily’nin üçüncü eşiydi. Düğünlerini tam da bu şapelde yapacaklardı. Adamın parmakları beklenmedik bir şekilde Lily’nin kalçalarına ulaşırken Lily soruya cevap veremedi. Kalın ve erkeksi elleri vücudunun üzerinden gezip özel bölgesine ulaşınca, bedeninden bir elektrik akımı geçti.
4K views
Roman demeye bile utanacağım saçma bir hikâyeydi.
Ama tam da bu hikâyenin içine girdim.
Ben, Larsen Mayton; 17 yaşında idam edilen sefil fırlamanın teki oldum.
Ve şimdi, yazarı ve yaratıcısı olarak bu karakterin dünyasını yeniden şekillendireceğim.