Omniscient Reader's Viewpoint
2.5K views
Florentia, imparatorluğun en zengin ailesinin gayri meşru çocuğu olarak yeniden doğdu. Gelecekte her şeyin iyi gideceğini düşünmüştü. Ama babası vefat etmiş, akrabaları onu kapı eşiğine bırakmış ve gurur duyduğu şerefli aile tamamen mahvolmuştur…. Ama bu gerçek mi? Biraz (çok) içti ve bir araba çarptı, Tekrar gözlerini açtığında yedi yaşında mıydı? Üstelik önceki hayatında ailesinin düşmanı olan İkinci Prens, onu bir köpek gibi takip ediyor! “Tia, sen benden daha güzelsin.” “… .Şu anda benimle dalga mı geçiyorsun?” “Hayır. İçtenlikle söyledim.” Pekala, hem İkinci Prens hem de aile benim! Bu hayatta, maderşahi olmam gerekecek.
604 views
Ana karakter bir romanın içerisine düşer ve orada silinik bir karakterin yerini alır. Romanın içindeki erkek karakterin, kara büyü ile kurbanlarını infaz ettiği bu gerilim romanında onu, karanlık bir kahraman yapar. Ölümle burun buruna gelmeyecek olan arka plandaki evsiz karakterimiz tehlikeli bir romanın içerisindedir. Her nasılsa bizim kız karakterimiz, erkek karakteri kurtarır ve onun tarafından evlatlık edinilir. “Kızım ol.” Oldukça zengin, güçlü ve yakışıklı dük kıza, çocuğu olmasını emreder. Ana karakter, soğukkanlı bir seri katil olduğunu bildiği için çıldırmıştır. Böyle bir manyaktan kurtulmak mümkün müdür? Ancak dük ona oldukça düşkündür. “Kızım en sevimlisi” deyip duruyordur! Usta sanatçıların onu çizmesini ve hayranlığını tanımlamak için şairleri uzak diyarlardan getirtir. Dükün ayrıca bir oğlu vardır, tabi olarak armut ağacın dibine düşer. Çocuğu da kızımıza oldukça düşkündür. Ancak bir problem vardır. Ana karakterimiz 16 yaşına gelmiş ve düşüncelerinde görücü usulü evlilik yer etmiştir. Tüm evdeki atmosfer hızlıca garip bir hal alır. Kız bu değişikliğin farkına varır. Acaba aile üyeleri onun burada kalmasını istiyor mudur? Böyle bir evden kaçmayı başarabilecek midir? Herkes ona çokça düşkün!
21.1K views
Japonya Milli Futbol Takımı, yıllardır Dünya Kupası'nı kazanmak için çaba göstermesine rağmen istediği başarıyı elde edememektedir. Bu sorunun üstesinden gelmek amacıyla ünlü futbol antrenörü Jinpachi Ego, yenilikçi bir proje olan Blue Lock'u başlatır. Blue Lock Projesi, yetenekli genç futbolcular arasında en iyi forveti belirlemeyi hedefler.
Proje kapsamında, 300 lise öğrencisi Blue Lock adı verilen özel bir tesise kabul edilir. Burada futbolcular, birbirleriyle rekabet ederken aynı zamanda birçok zorlu test ve maçla karşı karşıya gelirler. Hikayenin odak noktası olan ana karakter Isagi Yoichi, başlangıçta zayıf bir forvet olarak bilinse de, zekası ve takım oyunu becerisi sayesinde Blue Lock'ta dikkat çeker.
Isagi'nin yanı sıra, projede yer alan diğer önemli karakterler arasında, Egoist bir futbolcu olan Rin Itoshi, olağanüstü yeteneklere sahip Meguru Bachira ve inanılmaz hızıyla tanınan Chigiri Hyoma gibi isimler bulunur.
Blue Lock Projesi, futbolcuların rekabetçi ruhunu ve yeteneklerini ortaya çıkarmak için elemelerle dolu bir süreç sunar. Ancak hikayenin sonu henüz bilinmemektedir. Okuyucular, Blue Lock projesinin galibi kim olacak ve Japonya Milli Futbol Takımı'nın Dünya Kupası'nı kazanıp kazanamayacağına dair merakla beklemektedirler.
897 views
Orijinal kahramanın hayatını hizmetçi olarak sonlandırmasından bu yana dört yıl geçti. Bir gün yakışıklı bir adam ziyaretine geldi. O adam, eskiden hizmet ettiğim kadına benzeyen bir adam… “Sözümü tutmak için buradayım, Blair. Sonsuza kadar benimle olacağını söylemiştin.” ”Yoksa… Leydim?” Adamın kırmızı gözleri yavaşça kapandı. Köşeyi dönünce başını eğdi ve saçlarımı öpüp fısıldadı. Çok tatlı ve güzel bir sesle ”Artık bana efendi de.” Ne?!..
848 views
I Can Do It Manga: 10 yıl boyunca bir ofiste müdür yardımcısı olarak çalışan Cho Daechan, aşırı çalışma nedeniyle boşuna hayatını kaybetti. Çok çalışmasının nedeni kötü patronunun gücünü kendi isteğiyle kullanması ve onu zorlamasıydı. Onca çalışmanın ardından hayatının boşa gittiğini düşünüyordu.
487 views
Hilde Ruth kendini şehvet düşkünü bir müşteriden koruduğu için mahkemeye çıkarıldığında, aslında güçlü Dük Arpeggio’nun torunu olduğunu açıklayan Vikont Logen Strauss ile tanışır! Bir soylu olmaya hevesli olan Hilde, Logen’a atalarının evine kadar mutlulukla eşlik eder. Ancak ağlamaklı bir aile buluşması yerine, soğuk bir şekilde Arpeggio ismine layık olduğunu kanıtlamak için bir sınavdan geçmesi emredilir. Bu koşullar altında Hilde, Arpeggio Hanesi’ndeki yerini başarıyla alabilecek midir?